Yapay zekadan korkmalı mıyız?

Sayın Meslektaşlarımız
Daha yakın zamana kadar avukatların teknoloji ile arasının çok iyi olduğu söylenemezdi. Bu sadece ülkemiz için değil, tüm dünya avukatları hatta hukukçuları için bir gerçekti.
Avukatlar teknolojiye güvenmez ve bilgilerini teneke kutular içinde saklamayı, başkalarının uzanabileceği ortamlarda bilgilerini paylaşmayı istemezlerdi.
Ancak bugün yaşamımızı, çalışma şeklimizi, çevremizi ve hatta alışkanlıklarımızı teknoloji şekillendiriyor desek yanılmış olmayız.
Dün reddettiğimiz teknolojiye bugün gereksinimimiz var.
UYAP da başlangıçta tepki verdiğimiz bir uygulamaydı. UYAP ın devreye girmesiyle bu teknoloji ile uğraşmamak adına mahkemelerden istifa eden yargıçlar, savcılar, mahkeme çalışanları olmadı mı?
Doğrusu UYAP sistemi meslektaşlarımızın biraz da zorunlu olarak barıştığı ve alıştığı bir sistem oldu diyebiliriz. Aslında UYAP için hemen tüm resmi işlemlerimizi görmeye başladığımız E Devlet Sisteminin adalet ayağında bütünleyicisi de diyebiliriz.
Artık hukukçular için UYAP, mesleki açıdan vazgeçilmez, aslında iş yapmaları için zorunlu bir sistem. Öyle ki icra takiplerini artık meslektaşlarımız İcra Müdürlüğüne giderek açamıyorlar. Ofislerinden ve internet üzerinden kullanılan programlar aracılığı ile yapmak zorundalar.
Bazı istisnalar hariç yakın zamanda dava dilekçelerinde de bu zorunluluk olacak. Zaten davalar şimdiden internet üzerinden açılabiliyor.
Yeni çıkan yasalar duruşmaların elektronik ortamda yapılmasına izin veriyor.  Çok yakında bu izin! Zorunlu bir yöntem haline gelecek.
Peki genel olarak hukukçular arasında başlangıçta huzursuzluk yaratan bu sistem, acaba hukukçular için yararlı değil mi?
Bazen tek bir imza için adliye yokuşlarını çıkmak zorunda kalan meslektaşlarımız, oturdukları yerden dava veya takip açmanın huzurunu yaşamıyorlar mı?
Dosyamdaki tebligatın akıbeti ne oldu diye icra ya da dava dosyasını bizzat karıştırmak zorunda olan bunun için adliyelerde sıra bekleyen arkadaşlarımız, PTT üzerinden yapılan sorgulamalarla sonuçların otomatik olarak programlarına işenmesinden memnun değiller mi?
Borçluların adreslerini, mal varlıklarını, çalıştığı iş yerlerine ya da emeklilik bilgilerine tek tuşla ulaşabilen meslektaşlarımız vakit kazandıklarına inanmıyorlar mı?
Mahkemelerce verilen duruşma günlerinin maillerine düşmesine, tebligatların elektronik ortamda kendilerine ulaşmasına, saat beşe kadar mahkeme veznesine yetiştirilmek zorunda kalınan süreli işlerin saat 24 e kadar internet üzerinden yapılmasına hayır mı diyorlar?
Sanırım artık UYAP’ ın bazen yavaşlamasından, internetin kopmasından başka şikayetler duymuyoruz.
Yeni nesil gençlerimizin zaten hiçbir şikayetleri yok mevcut durumdan…
Aslında şimdiki tartışma başka! Endişelerimizin yönü değişti…
Yapay Zekâ’ nın yükselişi…
Bu durumdan duyulan endişeyi gençler de paylaşıyor zaman zaman…
Acaba Yapay Zekâ gerçekten avukatın yerini alacak mı?
Yaklaşık 40 yıl öncesinde ülkemizde kullanılmaya başlayan bilgisayarlar ve kullanılmaya başlanan hukuk programları (80 li yılların sonlarında genel olarak icra otomasyonları ve bazı karar programları vardı) avukatlarda benzer endişelere yol açmıştı.
Takip işlemlerinin hukuk ofislerinde daha hızlı yerine getirilmesi, kitaplarda günlerce süren yasa ve içtihat araştırmalarının içtihat mevzuat programları sayesinde çok daha hızlı yapılabilmesi, Daktilolarda sil, düzelt ya da yırt yeniden yaz uygulamaları ile daktilolar yerine, her şeyin tamam olduktan sonra çıktıların alınabildiği bilgisayar ve kelime işlemcilerinin kullanılması…
Tüm bunlar özellikle avukatlar için bilgisayarların onların yerlerini alması ve işsiz kalmaları endişesini yaratmaktaydı.
Mahkemelerdeki hâkim savcı ve mahkeme çalışanlarının henüz endişelenecekleri bir şey yoktu. Mahkemelerde bilgisayar ve programların yer alması daha zaman alacaktı ülkemizde…
Zaman içinde bu endişelerin yersiz olduğu anlaşılacaktı. Zira bilgisayarların kattığı hız, insan ve uzlaşmazlık sayısının artışındaki hıza hiçbir zaman ulaşamayacaktı.
İş kollarında ve yaşam biçimlerimizde yine özellikle teknolojinin getirdiği farklılık ve çeşitlilikler aslında bilgisayar ve teknolojinin getirdiği çözümlerle aşılamayacak yeni uzlaşmazlık ve anlaşmazlıklara, yeni suçlara neden olmuştu…
İnternet, Suç ve Sosyal Riskler

  • Tüm dünyada yaygınlaşmaya başladığı 1980’lerden itibaren giderek yaşamımıza daha fazla nüfuz eden İnternet, işlerimizi ve hayatımızı kolaylaştırdığı kadar, aynı zamanda kötü niyetli insanlar için daha önce hayal bile edemeyecekleri kadar çok yeni suç işleme imkanları da sağlamıştır.
  • İnternet suçlarının kapsam ve etkisi özellikle 1990’lardan sonra katlanarak geometrik olarak artmıştır. Bu etki hem birey hem de toplum açısından oluşan maliyet ve sosyal etki bakımından geçerlidir.

Sanal Dünyanın Gerçek Dünyadan Farkı

  • İnternette gözle görünür bir devlet otoritesinin olmayışı, devriye gezen polislerin olmayışı, esasen hiç kimsenin bir diğerini görmüyor oluşu ve yapılan hemen her şeyin “anonim” kalıyor ya da öyle zannediliyor olması interneti kaotik bir ortam yapmaktadır.

Başlıca İnternet Suçları

  • Bu ortamı da en çok sanal suçlular değerlendirmekte, normal şartlar altında işleyemeyecekleri pek çok suçu rahatlıkla ve en az riskle gerçekleştirebilmektedirler. (Örnek: banka soygunu, kredi kartı sahtecilikleri ve banka dolandırıcılıkları)
  • Devlet, hükümet ve şahıslara ait bilişim sistemlerine yetkisiz erişim, veri kopyalama, değiştirme
  • İnternet dolandırıcılığı
  • Kredi kartı sahteciliği ve dolandırıcılığı
  • Siber terörizm
  • Siber vandalizm
  • Çocuk pornografisi

Nisan 2012 itibariyle İnternet Bilgi İhbar Merkezine yapılan ihbar ve şikayetler

Sayı

Yüzde

Müstehcenlik

241,949

48.37%

Fuhuş

40,025

8.00%

Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar

36,750

7.35%

Çocukların Cinsel İstismarı

22,580

4.51%

Bahis

32,913

6.58%

İntihara Yönlendirme

19,264

3.85%

Sağlık için Tehlikeli Madde Temini

3,083

0.62%

Uyuşturucu/Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma

820

0.16%

 

 

 

5651 sayılı Kanunda sayılı suçlarla ilgili ihbarlar toplamı

397,384

79.44%

Diğer ihbar ve şikayetler

102,860

20.56%

GENEL TOPLAM

500,244

100.00%

Yukarıdaki Suç istatistikleri TBMM için yapılan Siber Suç Araştırması raporundan alınmıştır.
Sadece suçlar ve konu oldukları ceza davaları bakımından bir incelemedir.
Sadece internet üzerinden işlenen Siber Suçlara aittir.
Bunlar dışında teknolojik uygulamalar kapsamında işlenen çok daha fazla suç bulunmaktadır.
Teknoloji ve uygulamaları bakımından mahkemelerimizi meşgul eden Hukuk davaları ve anlaşmazlıklarla ilgili raporlar dahil edilmemiştir.
Kısaca teknolojinin getirdiği hız kadar, yaşamımıza ve mahkemelerimize getirdiği suç ve dava yükü de vardır.

Hukukçular yerlerini almasından korktukları bilgisayar ve bilgisayar programlarına işlerini biraz olsun hafiflettikleri için şükrediyorlar. Aynen yaşamın diğer segmentlerinde kendi işlerini kolaylaştıran teknolojiye o segmentin insanlarının şükrettikleri gibi…
Bize Yapay Zekâ da Yetişemez…

 

Bu makaleyi paylaş :